Bir çoğumuz bazen yaşamak istemediğimiz durumları neden inatla tekrar tekrar yaşadığımızı merak ederiz. Adeta bir mıknatıs gibi hep aynı durumları ve insanları çektiğimizi görürüz. Bazen ben istemiyorum dedikçe istemediğimiz şeylerin üzerimize geldiğini fark ederiz. Örneğin hasta olmak istemiyorum dedikçe hastalandığımızı, böyle insanlarla görüşmeyeceğim dedikçe kendimize o insanları çektiğimizi, para kaybetmek istemiyorum dedikçe kaybettiğimize şahit oluruz. İlişkim kötü olsun istemiyorum dedikçe kötüye giden ilişkiler yaşarız. Ne oluyor da biz istemiyoruz dedikçe istemediğimiz şeyler yaşantımız haline geliyor?
Aslında nedeni çok basit. Çoğunlukla istediğiniz değil istemediğiniz şeylere odaklanıyorsunuz. Bu durum doğduğumuzdan beri ailemiz ve çevremizden fark etmeden bize öğretilen alışkanlık, hatta bağımlılık haline gelmiş bir düşünce sistemidir. Bu düşünce biçimi zihnimizde adeta bir virüs etkisi yapar. Şunu istemiyorum, bunu yaşamak istemiyorum tarzı düşünceler bilinç altımızı şaşırtır. Örneğin, sürekli yaşlanmak istemiyorum dediğinizde beyniniz istemiyorum komutunu algılamadığı için sadece yaşlanmak sözcüğüne odaklanıp onun için harekete geçecektir. dolayısıyla bilinç altımıza olumlu cümleler göndermemiz yaşantımız için çok önemlidir.
Düşüncelerimiz güçlü inançlara dönüştüğünde beynimiz bize şöyle cevap verir “inancınız benim için bir emirdir, gerçekleşmesi için hemen harekete geçiyorum!”. Gün içerisinde sayamayacağımız kadar çok olumsuz ve genellikle de kontrolsüz düşünceler ürettiğimizi, bunların yıllarca da biriktiğini düşünürsek aralarında çok güçlü ve yer etmiş inançlarımızın olması kaçınılmaz. Korkularımız ve kaygılarımız bizi bu tür cümleleri kullanmaya iter. “Hasta olmak istemiyorum” ne kadar da sık kullandığımız bir cümledir öyle değil mi? bunun yerine bilinç altımıza “hep sağlıklı kalıyorum” gibi olumlu komutlar göndermemiz yaşantımızı tamamen değiştirecektir, çünkü dil ne söylerse bilinçaltı onu kabul eder. Ünlü spritualist yazar Echart Tolle inancınızı gerçekleştirmek için beynimizin o inancı destekleyecek seçimler yaptığını söyler. Örneğin, şanssız olduğunuza inanıyorsanız beyniniz benliğinize bir çok seçenek arasından o inancı destekleyecek olan seçeneği seçtirir.
Zihninizdeki olumsuz, bir nevi virüs etkisi yapan düşüncelerden kurtulduğunuzda yaşamınızın şaşırtıcı bir şekilde değiştiğine şahit olacaksınız.
Zihninize emir verirken olmasını istediğiniz durumu olumlu bir dille söyleyin, böylece olumlama yapmış olursunuz. Olumlamalar bilinç altındaki duygu, düşünce ve inançları değiştirmede en etkili tekniktir. Olumlamalar bilinç altına olmasını istediğimiz durumla ilgili verdiğimiz olumlu emirlerdir, bu emirler zamanla inanç haline gelir ve bilinçaltı realiteye dönüştürmek için çabalamaya başlar, böylelikle evrene olumlu istekler göndermeye başlarsınız. Shakti Gawain dünyaca ünlü yaratıcı imgeleme isimli kitabında “evrende her şey farklı nitelik ve titreşimlerde birer enerjidir ve bu enerji mıknatıs özelliğine sahiptir. Belirli bir titreşim ve niteliğe sahip enerji, kendine benzer bir titreşim ve nitelikte olan enerjiyi kendine çeker. Düşünce ve duygular da manyetik enerjiye sahiptir ve kendine benzer yapıdaki enerjileri kendine çeker.”der. Yani ne düşünürseniz tıpkı bir mıknatıs gibi o düşünceye benzer bir durumu kendinize çekersiniz.
Evrende bir de çekim yasası vardır. Zihnimizde en güçlü inandığımız şeyi evren bize geri gönderir. Çekim yasası da tıpkı zihnimiz gibi olayları kötü ya da iyi olarak nitelendirdiğimizle ilgilenmez, sadece düşünceye yanıt verir. Düşünceleri alır ve yaşam deneyimi olarak bize geri gönderir. Çekim yasası şöyle kayıt alır ” başarısız olmak istemiyorum” cümlesinin olumsuzunu görmez, “başarısız olmak istiyorum” olarak algılar ve size buna göre yanıt verir.
Bütün bu anlattıklarımı bir örnekle netleştirecek olursam ” ilişkilerimde hep aldatılırım” dediğimizi ve buna inandığımızı düşünelim, eğer bu cümle zihnimizde güçlü bir inanç haline gelmişse benliğimiz bu inancı emir olarak kabul edecek, onlarca seçeneğin içinde bu düşüncenizi ispatlayacak seçeneği bulmaya çabalayacaktır. Davranışlarınızı ve adımlarınızı onu ispat edecek nitelikte atmanız için sizi yönlendirecektir, bu arada bu inancınız evrene zaten çoktan gitmiştir ve aldatılmanıza yönelik her durum, insan yavaş yavaş karşınıza çıkmaya başlayacaktır. Mıknatıs gibi evrenden size bu durumu yaşatacak her ne varsa akmaya başlayacaktır. Sonrasında sizden şöyle bir cümle duyacağızdır “bak ben hep demiyor muyum, her ilişkimde aldatılıyorum!”.
Doğduğumuzdan beri emekle biriktirdiğiniz olumsuzluklar, zihinde bir nevi olumsuz düşünceler çöplüğü oluşturmuştur. Bu çöplüğün içindeki her bir düşünceyi yavaş yavaş değiştirdiğinizde hayatınızın nasıl değişeceğine mucizevi bir şekilde tanık olacaksınız. Yani sloganımız “dilimi değiştiriyorum dünyam değişiyor” olmalı. Yıllarca emekle biriktirdiğimiz bu olumsuz inanışları ve etkilerini değiştirmek zaman alabiliyor. Köklü inanışlar için en az 21 gün olumlama yaparak bu yeni düşünce kalıbını bilinç altınıza kabul ettirmeniz gerekmektedir. Olumlama yaparken dikkat etmeniz gereken birkaç önemli noktayı da belirtmek istiyorum. Bilinç altına gönderdiğiniz komutlar mutlaka olumlu nitelikte olmalıdır. Kötü ilişkilerim olsun istemiyorum değil, sağlıklı ve güzel ilişkiler kuruyorum. Örnekte olduğu gibi komutlarınızı yaşıyormuş ve olmuş gibi şimdiki zamanda ,basit ve sade bir dille ifade etmeniz çok önemli.
Sahip olduğunuz bu kalıpları kırmak için birkaç olumlama örneği paylaşıyorum, bundan sonraki hayatınızda nelerin olmasını istiyorsanız bu olumlama örneklerini kendiniz için uyarlayıp çoğaltabilirsiniz.
Gün geçtikçe her bakımdan yaşamım iyileşiyor
Daima çok iyi ilişkiler yaşıyorum
Sonsuz zenginlik şimdi hayatıma özgürce akıyor
Her gün parasal açıdan daha refaha kavuşuyorum
Kendimi seviyorum ve hayatıma sevgi dolu ilişkileri çekiyorum
Her şey hayatımın iyiliği için birlikte çalışıyor
Bunları ve kendinize uygun olumlamaları kullanmaya başladınız mı? Peki şu anda bilinç altınızın size ne dediğini duyuyor musunuz? Ben duyabiliyorum… İnançlarınız benim için emirdir efendim! diyor. Peki bu isteklerinizin evren tarafından duyulduğunu ve buna benzer nitelikte düşünceleri size göndermek için çalışmaya başladığını hissediyor musunuz? Ben hissediyorum. Evren sizin için çalışıyor…
Daima iyiliğe ve güzelliğe…
Melike Seylan