10 Yıllık evli bir çift ilişkilerinde giderek artan sorunlar yaşıyor. İletişimleri zaman içinde giderek azalmış maalesef ki sorunlarını çözmek adına yaptıkları girişimler hep başarısızlıkla sonuçlanmış. Böylelikle aralarında ki iletişimsizlik git gide doğal olarak artmakta. Bu çift sorunlarını çözmek için bir girişimde daha bulunmaya karar veriyor. Akşam yemeğine çıkmak ve sorunlarını orada konuşmak için sözleşirler. Yemeğe hazırlanan kadın makyajını yaparken zihninde bir takım konuşmalar belirir.
-Bu sorunları daha kaç kere konuşacaksın? Sana yaptıklarını ne çabuk unuttun? Tekrar tekrar konuştuğun için sana böyle davranıyor bence? Gurursuz musun sen? Zamanını boşa harcıyorsun. Bence bir duruşun olmalı..
Bu konuşmalar kadında kızgın gergin ve öfkeli bir duygu durumu oluşmasına neden olur. Ve tabi ki yüzünde de belirgin bir gergin ve öfkeli bir ifade oluşur. Ve yemeğe hazırdır.
Eşi ise aynı buluşma için işten çıkar ve arabasıyla restorana doğru yol alırken, Onun zihninde de şu şekilde cümleler dönmektedir.
– Kaçınca konuşma bu ne olacak sanki ? bir şeyler değişecek mi? Hayır. Sen nasıl bir erkeksin. Sen her şeyi unutup tekrar tekrar konuşursan böyle sana saygısı da kalmaz tabi. Yine konuşma sonunda seni sinirlendirecek , tüm geceni berbat edecek. Niye gidiyorsun ki? Bence yapılan her şeyi hakediyosun iyi oluyor sana….
Adamın da içinde tıpkı eşinin içindeki duygular yüzünde de aynı ifadelerle buluşurlar..
Sizce ilişkilerini düzeltmek için çıkılan bu yemek nasıl geçecek?
Bir başka genç adam uzun zamandır istediği bir pozisyon için iş görüşmesine gitmektedir. Genç adam çok iyi bir üniversitenin çok iyi bir bölümünden mezun, ana dili gibi iki dili konuşan donanımlı , yeterliliği çok yüksek biridir. Yolda bu sefer onda beliriverir bu iç konuşmalar.
– Bu işi alman çok zor. Kesin senden daha iyi birileri yada referansı daha güçlü birileri başvurmuştur. Niye seni alsınlar ki? İş deneyimin çok az. Boşuna gidiyorsun. Kesin kabul edilmeyeceksin.
Genç adam bu iç sesin etkisiyle kalbinin hızla artmasına engel olamaz. Terlemeye başlar. Yüzünde de kendine güvensiz, kaygılı gergin bir ifade belirir doğal olarak.
Sİzce bu iş görüşmesi nasıl geçecek?
Bir öğrenci uzun zamandır yaşamını etkilecek olan üniversite sınavına hazırlanmış, her şeyi öğrenmiş her türlü bilgi beyin kütüphanesinde yerlerini almış. Deneme sınavları özel dersler LYS sınav simülasyonları her türlü alanda hazırdır. Sınav yerine giderken onda da beliriverir eleştirel iç konuşma.
– Kesin çok zor bir sınav olacak. Çalıştığın bir yıl çöpe gidecek. Çalıştın çalıştın da koskoca Türkiye de ne rakiplerin var. Kesin hatırlayamayacaksın bildiklerini. Seneye mezuna kalacaksın kesin. Ayy Sodyumun simgesi de neydi? Biliyordum hatırlayamıyorum şu an. Kesin her şeyi unutacağım. Maalesef öğrencinin tüm fizyolojisi çökmek üzeredir. Vücudu alarm vermeye başlamıştır bile. Nefes alış verişi hızlanır, sonrada kalp atışı. Ağzı kurumaya terlemeye başlar. Vücudunda ki bu tepkiler zihin fonksiyonlarını da etkiler. Bilgi transferi azalır.
Sizce bu öğrencinin sınavı nasıl geçer?
Bu üç örnekte olduğu gibi içimizde bizimle negatif konuşmalar yapan ses bizim eleştirel içsel sesimiz.
Nereden geliyor bu ses? İçimizden , benliğimizden. Düşüncelerimiz onlar bizim. Düşüncelerimizin sesi..Yani bizim bir parçamız, varlığımız. Eleştirel iç ses herkeste var olan bir durum. Bazı kişilerde daha yoğun olabiliyor. Bunu insan kendine niye yapıyor? Taa çocukluğumuzdaki defektlerimiz ile oluşuyor. Kontrolümüz dışında istemsiz oluşuveriyor. İç ses her zaman eleştirel mi? Hayır bazen de bizi herkesten iyi motive eden bizi yüreklendiren bazen güldüren yanı da var. Eleştirel iç ses bizim yaşamımızı olumsuz etkiliyor sadece. O etkiyi bir de şöyle somutlaştıralım. Düşünsenize sürekli olumsuz negatif yönlerinizi hatırlatan yaşamınıza dair sürekli olumsuz cümleler kuran sizi eleştiren biriyle her an beraber yaşadığınızı. O kadar beraber ki lavaboya bile beraber sizinle gittğini. Trafikte, toplantıda ,yemekte her yerde sizinle. Günün her anında size olumsuz durumlarla ilgili hatırlatmalar yaptığını, hiç susmadığını. Yaşayabilir misiniz o kişiyle? Yeter artık sen beni çok olumsuz etkiliyorsun, moralimi bozuyorsun, sinirlendiriyorsun , üzüyorsun demez misiniz? İçinizden gelen ses peki sizi aynı şekilde etkilemiyor mudur?
Eleştirel iç sesiniz davranışlarımıza yön veriyor, duygu durumumuzu yönetiyor. Yaşamdaki doyum düzeyimizi belirliyor, ilişkilerimizi yönetiyor. Hepimizde olan bu iç ses, tıpkı diğer bireysel farklılıklarımız gibi kişiden kişiye değişiyor. İç sesimiz olumlu da olabilir, eleştirel de.. Yoğunluğu da kişiye göre değişiyor aslında. Yoğun eleştirel iç sesi olanlar var daha az olanlar da. kontrol edebilenler de var Farkında bile olmayanlarda . Olumluya çevirebilenler ya da esiri olanlar da..
Eleştirel iç sesinizin yaşamınızı ve benlik saygınızı bu kadar olumsuz etkilediğini fark ettiyseniz ve kabul ettiyseniz eğer, değişim başlıyor..
Hadi eleştirel iç sesi olumluya çevirelim. Onu motive eden içsel bir güce dönüştürelim. Evliliğini kurtarmak için yemeğe ç ıkan çiftin eleştirel iç sese cevabı:
– Yemeğe çıktığın için çok gurursuzsun. Eşimle ilişkimi düzeltmek için attığım bu adımın gurursuzluk olduğunu düşünmüyorum . Hatta erdemli bir davranış bile olabilir.
İş görüşmesine giden gencin eleştirel iç sesine cevabı:
Kesin işe alınmayacaksın boşuna gidiyorsun. Niye alınmayayım her türlü donanımım var, kendime güveniyorum.
Sınavda ki öğrencinin eleştirel iç sesine cevabı.
Kesin kazanamayacaksın. Kendime güveniyorum. Elimden geleni yaptım çalıştım, hazırım. Sınavın son anına kadar elimden gelenin en iyisini yapacağım. Haaa bu arada Sodyumun simgesini sormuştun ya Na canım.
Eleştirel iç sesin sizin sürekli zayıf yönlerinizi hatırlatması ve sizi manipüle etmesini engellemek için bir başka yöntem de Bir deftere iyice odaklanarak güçlü yönlerinizi yazmanız olacaktır. Böylelikle verecek cevaplarınız daha da kolaylaşacaktır.
Eleştirel iç sesinize vereceğiniz cevaplar tüm yaşantınızı etkiliyorsa bunun farkındalığı ile güçlü yönlerinizi hep hatırlayarak, eleştirel iç sesinizin sizi manipüle etmesini engelleyerek, yaşamınızın dizginlerini elinize alarak, başarılı , mutlu, dengeli, sağlıklı bir yaşam geçirmeniz dileklerimle..
Sevgiler..
Melike Seylan